Aralık 26, 2010

birbir.

çok hızlı.
resmen terli ve kirli oldu hayat.

dersanede sınav vardı bugün, gitmedim. gitsem ne değişicekti ki çünkü. nasıl olsa üç saat boyunca kocaman kıçımla ısıttığım sandalyede oturmaya dayanamayacak ve çıkıcaktım. gerek kalmadı hiç.
zaten dün ayakkabı aldım yine. çok mutlu ediyorum kendimi böyle yaparak. ayakkabıları seviyorum.

yeni yıldan neler bekliyorum peki, 2011'den. bilmem ki. msn.com'da 2011'de nasıl bir sevgili edineceğim testini çözdüm ve huzur aradığımı söyledi bana. hasiktir ordan.
insanlar karşı çıkıyorlar zaten yılbaşı donu*** alacak olmama da. ben kırmızı bir tanga istiyorum. ama onlar göstericek kimsem olmadığı sürece, yılbaşında ailenin yanında sikim gibi bir gece geçirirken içimde kırmızı bişey olmasının saçmalıktan öte komik olduğunu söylediler. esasında katılıyorum ama, yok yani. ben bunu kendim için yapıcam, evet.

*** ise şu. don kelimesinin garipliği üzerine. geçen gün bunu konuştuk. iç çamaşırı derken çok ciddi oluyor ortam, böyle kasınç, hani bizler iç çamaşırı giyen düzenli tertipli tipleriz demek gibi. don desen apayrı, mahalle ağzı gibi. iki bina arasına çekilmiş ipte duran beyaz büyük babaanne donlarını anımsatıyor bana. külot var bir de. o zaten baştan kaybetmiş barındırdığı "ü" ve "o" yüzünden. külot yani, fazla evsel bir terim. hani aile içinde kullanılır o bir arkadaşına; "külot alcam lan." diyemezsin işte. yani biz ne yapıcaz ha. andığveyğr mi desek acaba ne etsek he? çok zor.

ama dur bi de, yeni yıl güzel olsun işte anlıyosun diğmi dostum. anla işte yaşlı adam. senden çok şey istemiyorum ha? uçak biletimi aldıriyim en azından eve gittiğimde, hadi, bunu yapabilirsin işte, biliyorum.

öyle.

Joel, I'm not a concept. Too many guys think I'm a concept or I complete them or I'm going to make them alive, but I'm just a fucked up girl who is looking for my own peace of mind. Don't assign me yours.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder