Nisan 30, 2011

bilögir açılmış la. ya da ben yeni gördüm. akıma düştü bi an. bu akşam geçmeliydim yatakhaneye. yarın kadıköyden geçişim çok zor olaceğk. büfs. kısmet hep. du bişeyler yazcam ben ama sonra.

Nisan 23, 2011

oha.

haaaa, kikikikikikikikikiki.

Şubat 26, 2011

derken.

Why do I fall in love with every woman I see who shows me the least bit of attention?
demiş.

Hayat garip oluyor bazen. Kar yağıyor mesela. Hiç sevmem. Soğuk çünkü.
Sonra hasta olmayı da sevmem. Depresif olmayı. Oturmayı.


Beraber uyurken yutkunduktan sonra karşıdakinin de yutkunmasından. veya tam tersi durumlar için de geçerli.
Kaşığı ağzımdan çıkardıktan sonra kenarında kalan kalıntılardan.
Birini beklerken insanlarla göz göze gelmekten.
Çay içerken bardağın kenarında dudak izi oluşmasından.
Tırnak içimdeki pisliklerin dikkatle izlenilmesinden
.


hiç hoşlanmıyorum.

Ocak 29, 2011

i monster.

seni bölögörda görmek şaşırttı beni doğrusu sağdenur. unuttun sanmıştııığm.
ev güzel gibiymiş aslında he. ne güzel yattım felan. ama şimdi ben de film izliycem. hıhı. neyi izliycem peki. bilmiyorum. bakıcaz. haydi güle.

undisclosed.

nebçim de sahiplenmiş bilögümüzü ya. ayıkadın.

here sedanağ comes. fırtına gibi geldim hem de. off. tatilmiş güya. götüme bokuma tatil. hayvan gibi dersane var. üç gün boşluğum var toplamda. ama yine de film çekçem ki ben. ehehehhehe. hala puppetın ne giymesi gerektiğine karar veremedim. bugün son ama. kıyafetmiş kafaymış saçmış bitiyör. aa aklıma gelmişken yasminkıza mail atayım. saçı nasıl yapıcam hiçbir fikrim yok çünkünüm.

bi de hava nebçim soğukluydu ya. dersaneden sonra yürümem gerekiyordu, amman yareppi. o ne öyle o ne.

ay sıkıldım hemen. hiç özlememişim blog kasmayı. aa ama aklıma geldi. dün j'ai tue ma mere i izledim. xavier dolan ne tatlı ya. gey partneri de çok tatlı. jamie potansiyelli insancıklar. şimdi de ikinci filmini izliyem beyfendinin. heartbeats mi ne. neblem. büf.

Ocak 19, 2011

tiny little rocks.

resmen dünyanın en güzel ikinci şiiri olma ihtimalin çok yüksek senin.



Sana Büyük Bir Şey Söyleyeceğim

Sana büyük bir sır söyleyeceğim
Korkuyorum senden
Korkuyorum yanınsıra gidenden
Pencerelere doğru akşam üzeri
El kol oynatışından
Söylenmeyen sözlerden
Korkuyorum hızlı-yavaş zamandan
Korkuyorum senden
Sana büyük bir sır söyleyeceğim
Kapat kapıları
Ölmek daha kolaydır, sevmekten
Bundandır işte benim yaşamaya
katlanmam
sevgilim...

aragon.

Ocak 16, 2011

we go together.

beynim akıyor şu son hafta.
uyuyorum ama yetmiyor. uyumaya vakit bulamaz oldum ki bu durum beni üzüyor. şimdi yeni uyandım. sabah üç saat süren bir sınava girdim çünkü. üç saat. sıfır geometri. çokça yanlış. bolca esneme. şimdi beşiktaşa gidiceğm bir de. bu saatten sonra, yağmur yağarken. evet hiç içimden gelmiyor ama zorundayım. ühü.
neyse.

gelicem.

Ocak 07, 2011

okay if i sit closer.

evekt.

yine başardım, sınav dönemi gelmişken hasta olmayı yine başardım. fucking sickness man! saat 4:33'den beri hapşırıcam, hapşıramıyorum. burnumda birikti her şey. hapşırsam çıkıcak, atıcam ama yok. belirli aralıklarla hissettiriyor varlığını fake atarak. gözlerim yaşarıyor felan. ama yoğ. çıkmıyor ki. devasağ hapşırık için beklemelerdeyim.

bugün yoruldum yine. istiklalde gezdim tek başıma. ablama hediye aldım, eheley. bu durumda ödül olarak azıcık uyumayı hak ettim bence, evet. film de izleyemiyorum. hepsi vicdan azabı yüzünden kağretsin.


it's goddamn freezing on this beach. montauk in february. brilliant, joel.

Ocak 05, 2011

glatt.

dün tayfun pirselimoğlu söyleşisine gittik. garip, böyle ortamlara girdiğimde utanıyorum bazen. ya da hareketlerime dikkat etmem gerektiğni düşünüyorum. neyse ki tek başıma değildim. yoksa daha fena. neyse, böyle, ortam aslında samimi denilebilir ama yine de bir üst seviye hani. sonra adamın biri kalkıp soru sordu, ama uzattı baya, hani soru sormaktan öte bişeyler öğretme amacı güderek "yani sinema bence şöyle olmalı, böyle olmalı felan" diyor. başka bi adam da kalkıp "bence çok uzatıyosunuz ama heaağ!" dedi. sonra böyle moderatör araya girdi, yönetmen bile hatta. "tamam, önemli değil, evet, şey." diyerek toplamaya çalıştılarsa da o an orda kavga etmelerini istedim bir an. keşke eeğamauzattıncı ağbi kalkıp çaksaydı öbürüne. içlerindeki "benim dediğim en doğrudur." mantığındaki türkü ortaya çıkarsalardı. hani seviyenin azıcık düşmesi açısından. ama olmadı lan. yapmadılar böyle bişey.
ama şunu da dinle.
başka bi yerde olsaydı bunlar ağız burun dalmışlardı heğ. eheheh.


şimdi ne yapmam gerektiğini düşünüyorum da. sanırım gidip servetifünuns yapmalıyım. öğrenmem lazım. hafta sonunda dersane sınavları peşinde fatihten aksaraya, aksaraydan beşiktaşa koşuyor olacağım. üstelik beleşli gitmem lazım seneye. bol şans bana.
bir de bugün hangi filmi izlesemli. notes on a scandal'ı çok sevdim heğ geçen gün izledimdi. cate'in ağzına gözüne kurban. böyle sıradan bir güzelliği olmamalı insanın. işte cate'i de filmde o yüzden sevdim belki de. tavırları felan. bir garipti.
bugün de şeyi izliycem galiba, red dust diye bişey varmış bende. hiçbir fikrim yok hakkında ama. bakıcaz.

ene, ama saat 10da ablam ariycak kikiki. mutluyum.


we are bound by the secrets we share.

Ocak 02, 2011

hopes.

yeni yıldan öyle çılgın şeyler beklemiyorum.
sadece dişlerimi daha düzenli olarak fırçalayabilmeyi,
göbeğimin üç santimden fazla öne çıkmamasını sağlayabilmeyi,
çok kitaplı, çok kültürlü akıllı uslu bir insan olabilmeyi

diliyorum.

saçlarımı kestirme vaktim gelmiş sanırım bir de. daha doğrusu akademinin çılgın modelleri yüzünden saçımın yarısı kısacık, yarısı uzun. çiftli saç. hep uzunlu tarafını kullandım. aslında üst saçı kaldırsam da azıcık, şöyle kısalı saçı da kullansam. olma mı ki. olur. ama bu kısa sürecek dönem bana akademiye gitme sendromunu atlatmamda yardımcı olmayacak. üzgünüm ki. kısmet.

güle güle.